Bir Daha Merhaba

Bir ucunda kadın olmak durdu hayatımın şimdiye kadar. Böyle Christian Louboutin ayakkabıların peşinden gidip, leopar ne varsa gardırobuna ekleyen... Öbür ucunda futbol... Biri alabildiğine feminen diğeri annemin 'biz bu çocuğa bebek de aldık, niye böyle oldu' diyebileceği kadar maskülen. Bir kalpte iki sevda olur mu? Oluyor. Tamam taraflardan biri yani futbol biraz daha ağır basıyor. Ama ikisi bir arada var olabiliyor. İnanmıyor musunuz? İşte bu adreste bunu kanıtlamaya geldim. Oynayalım mı?

Aslında footballvsfashion, çok daha önce açmıştı dükkanı buraya… Başka bir görüntüdeydi, başka bir havada… Ama amacı aynıydı. Futbolla moda bazen karşı karşıya ama çoğu zaman da yanyana gelebildiğinde göre, burada da hem bir arada ve fakat hem de birbirlerine karşı olabilirlerdi.

Top tekrar santrada... Bakalım footballvsfashion maçı nasıl sonuçlanacak...

Top tekrar santrada… Bakalım footballvsfashion maçı nasıl sonuçlanacak…

Benim kalbime sığabildilerse birlikte, kalpten hikayeler bulup bazen moda, bazen futbol ama çoğu zaman da ikisinin kesişmelerinde, anlatabilirlerdi. İşte böyle oluştu fikir. Bazen futbolun modasını okuyacaksınız burada bazen moda dünyasına karışan futbolu. Zaman zaman sırf ‘moda’ diyeceğiz meraklısına ama çoğu zaman futbolun ‘fashion’ına takacağız kafayı. Siz de bir maç uğruna geceleri uyku tutmayan rahatsız insanlar topluluğuna dahilseniz eğer, işin moda kısmı korkutmasın. Evet tamam Messi’yi ne kadar seviyorsam Christian Louboutin’lerimi de o kadar seviyorum ama erkek milletinin bana yaptığını yapmayacağım. Siz ‘ofsayt neymiş annat bakalım!’ dediniz ben sizi ‘stiletto’lardan imtihana sokmayacağım. Özetle fashion kısmı kasmasın. Eğleneceğiz, hem de çok. Gelin, bakın…